Domuz gribi çoğunlukla solunum yolu ile insanlara bulaşıyor…
Hasta insanların genelinde öksürük ve aksırığıyla havaya bir çok damlacık saçıldığını, ve konuşurken 250-300, öksürürken 4 bin kadar damlacığın havaya karışıp virüsü taşıyan kişinin öksürüp hapşırması durumunda, 4 metreye kadar hiç temas etmeseniz dahi size bulaşması mümkün oluyor. Havaya saçılan partiküller havada uzunca bir süre etkl bir biçimde kalabiliyor ve bunların solunmasıyla solunum yoluyla ciğerlerden nüfus ederek kişiye geçiyor.
Bunun dışında ise öksürük ve hapşırık sırasında mikrobun göz mukozasına yerleşme yaparak hastalığın bulaşır. Yine eller ile, yakın temas çok önemlidir. Bu nedenle hasta insanların mutlaka izole edilip, toplu bulunulan yerlerden uzak durmaya dikkat etmesi, ve maske takması gereklidir. Ayrıca sık sık ellerin yıkanması yapılacak başlıda temizlik görevlerindendir.
Okullar, sinemalar, Cafeler, ulaşım araçları, Eğitim yerleri gibi topluca bulunulan yerlerde risk dahada fazladır. Bütün vatandaşların sık sık el ve yüz yıkamayı bu dönemde dahada fazla önemsemelidir. Öpüşmeye, tokalaşmaya biraz ara vermeli ve bu türden bulaşabilecek hastalıkları düşünmeliyiz. Hastalık bulaştırma bilinciyle, hastaların, öksüren kişilerin, hapşuran kişilerin maske takması, öksürüp aksırırken mendil kullanmanın alışkanlık haline getirimesi ve sık sık ellerin yıkanması lazım…
Domuz gribinin en önemli belirtileri ve şüpeleri titreme ve üşüme ile nükseden 38 derecenin üzerine çıkabilen yüksek ateşlenme, göz çukurlarında oluşan ve hissedilen şiddetli baş ağrısı, ileri derecede oluşabilecek eklem ve kas ağrıları ve sancıları, bitkinlik ve yorgunluk şeklinde sıralanırken, soğuk algınlığından farklı olarak ise belirtilerin yavaş yavaş değil, birdenbire çıkması ve daha fazla ateşlenmeye etkin olacak sonuçlar doğurması bu belirtilerden biridir.
Domuzların en önemli özelliğinin, kendi virüslerinin yanı sıra insan gribi ve kuş gribi virüslerininde içinde barındırabilmesi olduğunu, bu rekombinasyonla yeni bir virüs oluşturmakla birlikte, insanların daha önce benzer bir virüsle ve hastalıkla karşılaşıp direnç kazanmadıkları için bu virüsün dünyada ve insanlar üstünde büyük bir tehlike oluşturduğu söylenebilir.
10) Güneşte cildimiz neden yanar..?
şezlongda uzanırken cildimize ultraviyole ışınları etki eder ve yeni hücreler üreten canlı hücrelerinizi öldürmelere yol açar. Cildin daha derinlerine inen hem UVA hem de UVB ışınları cildi yakar.
9) Güneşte Kalan cildimiz neden kızarır… ?
Zararı tamir etmek ve ölü hücreleri yok etmek için kan damarları genişler ve yanık yerlere kan akışı artar. Fazla kan cildi kırmızı ve sıcak yapar.
Cilt güneşten neden yanar ve neden kızarır..?
Tahribata uğramış hücreler beyne yaralandığını anlatan mesajlar gönderir ve acı reseptörlerini harekete geçirir. Bu da cildi temasa karşı hassas yapar.
7) Cilt’imizin bronzlamasındaki faktörler nelerdir..?
Cildinizin iç katmanını yakan UV ışınlarına tepki olarak vücut cildi koyulaştıran melanin pigmenti üretir. Pigment radyasyonu emerek hücreleri zarardan korur. Çoğu insan güneşe maruz kaldıktan hemen sonra bronzlaşmaz çünkü melanin üretimi uzun sürebilir.
6) Kızıl saçlılar neden fazla boronzlaşmaz..?
Melanin vücudun UV radyasyonunu süzmesine yardımcı olur. Fakat melanin zararlı da olabilir. Sarı ve kızıl saçı ve açık teni yapan feomelanin, güneş yanığı ve cilt kanseri gibi güneş zararları riskini arttırır.
5) Güneş koruyucuları nasıl uygulanır ve yapılır?
En etkili güneş koruyucuları hem UVA hem de UVB’ye karşı korur. Bu koruyucular ya UV ışınlarını kimyasal olarak emer ya yansıtır ya da savar.
4) 30 Faktör diğer faktörlerden dahamı çok korur..?
Pek değil. Güneşten koruma faktörleri yanmadan önce ne kadar vaktinizin olduğunu söyler. 2 faktörlü koruyucular, hiç koruma kullanmamaya kıyasla güneşte iki kat daha uzun kalmanızı sağlar. 30 faktör size doğal korumanızdan 30 kat daha fazla zaman sunar ve güneş ışınlarının yüzde 97’sini savar. 15 faktör ise güneş ışınlarının yüzde 93’ünü savar.
3) Plajda neden çok yanıyoruz..?
Güneş ışınları kumda ve suda daha çok yansır. Aynı zamanda UV yazın ve gün ortasında daha güçlüdür.
2) Az kırmızılık var bunun azararı sizce ne olabilir..?
Yanlış. UV’ye maruz kalmak hücrelerinizi mutasyona uğratıp kansere neden olabilir. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde çok fazla güneşe maruz kalmak yetişkinliğinizde kansere yakalanma riskinizi yükseltir, çünkü bir kanser tipi olan melanomanın gelişmek için çok zamanı vardır. Diğer kötü etkiler: Kırışıklık, kahverengi noktalar ve katarakt…
1) Güneş yanığınıdan korunma yolu nedir?
Aspirin almak en çok tercih edilen yöntemlerden biridir. Su içmek bu yöntemlerden biridir. ılık su ile duş almak ve krem ile tedavi uygulamak ilk başta başlanacak yntemlerden biridir. Eğer bu yöntemler sonucuda ateş devam eder ve yiğiksek ateşe dogru giderse derhal doktor kontrolu ıle tedavı yapılması gerekmektedır.