<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://sagliksitesi.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sagliksitesi.org</link>
	<description></description>
	<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 23:55:45 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Hemoroid - Basur Nedir? Basur Neden Olur? Basur Nasıl Tedavi Edilir?</title>
		<link>http://sagliksitesi.org/hemoroid-basur-nedir-basur-neden-olur-basur-nasil-tedavi-edilir.html</link>
		<comments>http://sagliksitesi.org/hemoroid-basur-nedir-basur-neden-olur-basur-nasil-tedavi-edilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2009 11:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hemoroid - Basur Hastalıkarı]]></category>

		<category><![CDATA[basur]]></category>

		<category><![CDATA[basur ameliyatı]]></category>

		<category><![CDATA[basur neden olusur]]></category>

		<category><![CDATA[basur nedir]]></category>

		<category><![CDATA[basur tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[hemoroid]]></category>

		<category><![CDATA[hemoroid neden olusur]]></category>

		<category><![CDATA[hemoroid nedir]]></category>

		<category><![CDATA[hemoroid tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[henoroid ameliyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sagliksitesi.org/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[Hemoroid - Basur Nedir? Basur Neden Olur? Basur Nasıl Tedavi Edilir?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemoroid toplumda insanlar arasında basur ismi ile bilnmektedir. Hemoroid yani basur insan vucudunun makat bölgesinde meydana gelir.Hemoroid toplumda insanlar arsında en yagın hastalıklardan bir tanesidir. Öyle yagın bir hastalıktırki aile fertleri arasında iki vaya üç insanda görülebilmektedir. İnsanlar genellikle basur hastalığından utandıkları için muayene olmaya saglik kuruluşlarına gitmeye çekinmektedirler.Yapılan araştırmalara göre hemoroid hastalığına yakalandıktan sonra<span id="more-148"></span> tedavi olmayan veya sağlık kuruluşlarına başvurmayan insanların büyük çoğuluğunun hemoroid kanserine yakalandıklarını ortay koymaktadır.</p>
<p><strong>Hemoroid (Basur) Nedir? Hemoroidal Doku Nedir? Basur Çeşitleri</strong></p>
<p>Hemoroidal doku kan damarlarına sahip olan ve makat kısmında yastık görevi yastık görevi gören bir çeşit dokudur. Makatın kalın bağırsaklarınbittiği bölgenin iç kısmına iç hemoroid dış kısmına ise dış hemoroid denmektefir.Hemoroidal doku içindeki kandamarları Atar damar ve toplar damarlardan oluşur. Makatın iç kısmındaki sensörler sayesinde atar ve toplar damarlrdaki kan akış miktarı aniden değişerek makkattan istemsiz olan gaz ve dışkı çıkışını engellemektedir. Makkatta Park ligmanı ismi verilen bir doku vardır. Park ligmanı hemoroidal dokuyu kalın bağırsaklara bağlayan bir dokudur. Park ligmanı değişik sebeblerden ötürü zarar gördüğünde bu dokuda büyüme, sarkma ve kan göllenmeleri oluşarak hemoroid yani basur hastalığı ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Hemoroidal Hastalıklar Hastalığın ilerlemesine Göre Dört Ayrı Şekilde Derecelendirilir</strong></p>
<p><strong>1.DERECE Basur:</strong> Hastalığın bu evresinde makkattan sarklamalar gözlenmez. Bu evrede sadece kanamalar görülür.</p>
<p><strong>2.DERECE Basur:</strong> Hastalığın bu evresinde makkattan hemoroidal doku büyümüş tür ve genellikle kanamalar, agrı ve tuvalet esnasında makkattan sarkmelar gözlenmektedir. Tuvalet bittikten sonra bu sarkmalar kendi kandine hemen düzelir</p>
<p><strong>3.DERECE Basur:</strong> Ikınmalar ani zorlanmalar ve tuvalet sırasında makkattan sarkmalar görülür. Bu sarkmalar kendiliğinden düzelmez ve elle içieri itilerk düzeltilebilir.</p>
<p><strong>4.DERECE Basur:</strong> Hastalığın bu evresinde sürekli ve kalıcı bir sarkma ile karşılaşılır.</p>
<p><strong>Hemoroid - Basur Neden Oluşur ?</strong></p>
<ul>
<li>Ktılımsal bozoukluklar</li>
<li>Kronik kabızlık</li>
<li>Zorlanmak</li>
<li>Uzun süreli ayakta kalmak</li>
<li>Kabızlık</li>
<li>ıkınmak</li>
<li>Dolaşım sistemi bozuklukları</li>
</ul>
<p><strong>Hemoroidal (Basur) Hastalıklarının Teşhisi ve Tedavisi</strong></p>
<p>Basur hastalığına tanı koyabilmek için uzaman doktorlar tarafından muayenenin yanı sıra çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılmaktadır.Basur hastalığı hastalığın geldiği evreye göre cerrahi veya ilaçla tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Hemoroid - Basur&#8217;un Cerrehi Mudahale ile Tedavi Yöntemleri</strong></p>
<ul>
<li>Sklero terapi</li>
<li>Açık ve Kapalı hemorodektomi</li>
<li>Bant ligasyonu</li>
<li>Laser (Infrared)</li>
<li>De Longo tekniği</li>
</ul>
<p><strong>Hemoroid - Basur&#8217;un İlaç ile Tedavi Yöntemleri</strong></p>
<ul>
<li>Kan Dolaşımını Düzenleyen ilaçlar</li>
<li>Ağrı kesici  Kremler</li>
<li>Çeşitli İlaçlarla Hazırlanan Oturma Banyosu</li>
<li>Kortikosteroid İçeren Pomadlar</li>
<li>Dışkıyı Yumuşatan İlaçlar</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sagliksitesi.org/hemoroid-basur-nedir-basur-neden-olur-basur-nasil-tedavi-edilir.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Dengeli ve Canınızın istediğini Yiyerek Bir Haftada üç Kilo Vermenin Yolları</title>
		<link>http://sagliksitesi.org/saglikli-dengeli-ve-caninizin-istedigini-yiyerek-bir-haftada-uc-kilo-vermenin-yollari.html</link>
		<comments>http://sagliksitesi.org/saglikli-dengeli-ve-caninizin-istedigini-yiyerek-bir-haftada-uc-kilo-vermenin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2009 09:57:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlıklı ve Dengeli Zayıflama]]></category>

		<category><![CDATA[besinler ve kalori degerleri]]></category>

		<category><![CDATA[bir haftada uc kilo vermenin yolları]]></category>

		<category><![CDATA[canınızın istedigini yiyerek kilo verin]]></category>

		<category><![CDATA[kilo alma sorunu]]></category>

		<category><![CDATA[saglikli ve dengeli beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sagliksitesi.org/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı Dengeli ve Canınızın istediğini Yiyerek Bir Haftada üç Kilo Vermenin Yolları Sağlıklı Dengeli ve Canınızın istediğini Yiyerek Bir Haftada üç Kilo Zayıflamanın Yolları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlıklı Dengeli ve Canınızın istediğini Yiyerek Bir haftada üç Kilo Vermenin Yolları</strong></p>
<p>Fazla kilolarnı vermek için insan sağlığını tehlikeye atan diyetler uygulayan insanlara hepimiz rastlamışızdır. Yaz sıcaklarının başlamasıyla birlikte havuz kenarlarında,denizde vucut hatları açısından güzel gözükmek amacı ile kadınlar ve erkekler yemek yemeden hızlı zayıflamak gibi sağlık açısından tehlikeli olan yöntemlere başvuruyorlar. Yemek yemeden vucudu gereksinim duyduğu besinlerden mahrum ederek hızlı zayıflama dengesiz ve sağlıksız bir zayıflamaya <span id="more-145"></span>örnektir. Bu yöntem ile zayıflayan kişilerin en büyük şikayetide verdikleri kiloları yemek yemeye başladıktan sonra tekrar aldıkları şeklindedir. Sagliksiz ve dengesiz beslenerek yapılan diyetlerin sonucunda verilen kiloların daha kısa bir zamanda geri alınması kaçınılmaz bir sondur.</p>
<p>İnsan vucudu kişinin gün içindeki hareketliliği ve yaptığı işe bağlı olarak belirli bir kalori ye ihtiyaç duyar. Saglikli ve dengeli bir şekilde kilo verebilmeniz için vucudun ihtiyaç duyduğu kalori miktarının altına düşmemeniz sağlığınız açısından çok önemli. Sağlıklı ve güzel bir yaşam için mutlaka beslenmenize dikkat etmeniz gerektiğini herkes bilmektedir. İnsan vucudunun genel olarak gün içinde ihtiyaç duyduğu kalori miktarları;</p>
<p><strong>Sabah:</strong> 310-360 Kalori</p>
<p><strong>Öğle: </strong>355-405 kalori</p>
<p><strong>Akşam:</strong> 310-400 kalori</p>
<p>İnsan vucudunun genel olarak gün içinde ihtiyaç duyduğu kalori miktarlarını bildiğinize göre artık kendi kendinize uygun olan ve canınızın istediği yemekleri yiyerek bir haftada kolayca üç kilo verbilmek için kendinize ait bir diyet programı çıkarabilirsiniz. <a href="http://www.google.com.tr/search?source=ig&#038;hl=tr&#038;rlz=1G1GGLQ_TRTR334&#038;q=besinler+ve+kalorileri&#038;meta=lr%3D&#038;aq=2&#038;oq=besinler+">İnetrnetten</a> canınızın istediği yemeklerin kalori miktarlarını araştırıp bulmanız çok kolay. Aşşağıda da sağlıklı ve dengeli beslenerek zayıflamak için size örnek bir program hazırladık.</p>
<p><strong>Sabah İçin;</strong></p>
<p><strong>örnek 1:</strong> Bir dilim kepek ekmek ile elli gram peynir,bir domates ve taze sıkılmış meyve suyu</p>
<p><strong>örnek 2:</strong> Kepek ekmek kulanılarak yapılmış peynirli tost,bir domates,bir yumurta kullanılarak yapılmış omlet,taze sıkılmış meyve suyu.</p>
<p><strong>Örnek 3:</strong>Bir dilim kepek ekmek ile canınızın istediği bir reçell veya bal, elli gram salam birer adet domates ve salatalık.</p>
<p><strong>örnek 4:</strong> Bir porsiyon canınızın istediği meyvelerden hazırlanmış meyve salatası.</p>
<p><strong>Öğle İçin;</strong></p>
<p><strong>örnek 1: </strong>Bir porsiyon ızgara sebze.</p>
<p><strong>örnek 2:</strong> iki dilim bol sebzeli pizza</p>
<p><strong>örnek 3:</strong> Bir porsiyon çorba, bir dilim ekmek ve otuz gram yağsız peynir</p>
<p><strong>örnek 4: </strong>Bir tane haşlanmış patates, bir porsiyon haşlanmış sebze.</p>
<p><strong>örnek 5:</strong> Salatalıklı, peynirli,domatesli,biberli Sandviç</p>
<p><strong>Akşam İçin;</strong></p>
<p><strong>örnek 1: </strong>Kepek ekmeği ile yapılmış peynirli tost yanında bir tane sivri biber, bir tane domates</p>
<p><strong>örnek 2:</strong> Bir porsiyon türlü</p>
<p><strong>örnek 3:</strong> Bir porsiyon Makarna</p>
<p><strong>örnek 4:</strong> İki tane en çok sevdiğiniz zeytin yağlı etli dolma, iki tane haşlanmış patates</p>
<p><strong>Öğün Aralarında En Çok 2 Adet Yemek Kaydı ile; </strong></p>
<ul>
<li>Bir kayısı</li>
<li>Bir elma</li>
<li>Bir portakal ya da greyfurt</li>
<li>Bir avuç üzüm</li>
<li>Bir şeftali.</li>
<li>iki veya üç havuç.</li>
<li>200 gram yoğurt</li>
<li>İki bisküvi.</li>
<li>Bir muz</li>
<li>Bir armut</li>
<li>200 gr meyveli yoğurt</li>
<li>Bir çokoprens.</li>
<li>5 parça çikolata</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sagliksitesi.org/saglikli-dengeli-ve-caninizin-istedigini-yiyerek-bir-haftada-uc-kilo-vermenin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kene Issırdıgında Neler Yapılmalı? Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalıgı Belirtileri Teshisi</title>
		<link>http://sagliksitesi.org/kene-issirdiginda-neler-yapilmali-kirim-kongo-kanamali-atesi-hastaligi-belirtileri-teshisi.html</link>
		<comments>http://sagliksitesi.org/kene-issirdiginda-neler-yapilmali-kirim-kongo-kanamali-atesi-hastaligi-belirtileri-teshisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2009 13:14:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kırım Kongo Kanamalı Ateşi]]></category>

		<category><![CDATA[kene]]></category>

		<category><![CDATA[kene ıssırması]]></category>

		<category><![CDATA[kene ıssırmasında ne yapılmalı]]></category>

		<category><![CDATA[kırım kongo kanamalı atesi belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[kırım kongo kanamalı atesi hastalıgı]]></category>

		<category><![CDATA[kırım kongo kanamalı atesi tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[kırım kongo kanamalı atesi teshissi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sagliksitesi.org/?p=131</guid>
		<description><![CDATA[Keneler nerelerde bulunur, kene ıssırmasında ilk olarak neler yapılmalı, kırım kongo kanamalı ateşi hastalığı belirtileri, korunma yolları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Kırım Kongo Kanamalı Ateş Hastalığı Nedir?</strong></p>
<p>Kırım kongo kanamalı ateşi hastalığına kenelerin taşıdığı Nairovirüs isimli mikrop neden olmaktadır. Kenelerin insanları ıssırmasısonucunda bu mikrop insanalara bulaşmaktadır. Kırm kongo kanamalı ateşine neden olan bu mikrop insanlara bulaştığında vucudun bazı bölgelerinde kanama, iç kanama ve yüksek ateş şeklinde seyreden bu hastalık tıp alnındaki<span id="more-131"></span> teknolojik gelişmelere rağmen ölüm oranı en yüksek olan hastalıklardan biridir.</p>
<p>Keneler ergin yaslarına gelmeden küçük hayvanlardan sincap,Kirpi,kümes hayvanları, tavşan gibi hayvanlardan kan emerek beslenir. Bu küçük hayvanlardan kan emerek beslenen ergin olmayan kene Nairovirüs mikrobunu bu hayvanlardan alır. Kenenin erginleşmesi ile birlikte bu virüsü daha büyük hayvanlara ve ıssırması sonucu insanlarada bulaştırmaktadır.</p>
<p><strong>Keneler Nerelerde Bulunur?</strong></p>
<p>Keneler oval bir görünüme, altı ile sekiz arasaında değişen bacak sayısına sahip uçamayan bir hayvandır. Keneler kırsal alanlarda, otların arasında, agaçlıklı alanlarda ağaçların diplerinde bulunmaktadır. Kene ıssırması sonucu kırım kongo kanamalı ateşi hastalığına en sık yakalanan insanların bazı meslek gruplarında öne çıkmaktadır. Raporlara göre Kırım kongo kanamalı ateşine yakalanma riski yüksek olan meslek ve insanlar;</p>
<ul>
<li>Sağlık personelleri</li>
<li>Veterinerler</li>
<li>Hayvancılık ile uğraşanlar</li>
<li>Evcil hayvan besleyenler</li>
<li>Kamp ve piknik yapan insanlar</li>
<li>Tarımla uğraşanlar</li>
<li>Kasaplar</li>
<li>Mezbaha’da çalışanlar</li>
</ul>
<p><strong>Nasıl Teşhis Edilir? </strong></p>
<p>Kırım kongo kanamalı ateşi hastalığı belirtileri diğer hastalıklarında bir belirtisi olabileceği için kesinlikle kan testi yapılmalıdır. Isısrılma sonucunda kan testinin olumlu sonucu verebilmesi için olaydan 6 gün geçmelidir. Çünkü yapılacak olan kan testinde bu virüse karşı vucudun ürettiği antikorlar aranmaktadır. Vucudun bu virüse karşı antikor üretmesi 6 günü bulmaktadır.</p>
<p><strong>Kene Isırdığında ilk Olarak Neler Yapılmalı?</strong></p>
<p>Her hangibi bir şekilde size kene ıssırdığında kesinlikle keneyi çıkarmaya veya ezmeye çalışmayın. Yapılan araştırmalara göre kene bu virüsü kan emerken değil rahatsız edildiği anda vucuda enjekte etmektedir. Kenenin kan kesesini kesinlikle sıkmayın ve patlatmayın. Kenenin cildinize en yakın olan ağız kısmından bir cımbız yardımı ile seri bir şekilde tutun ve yapışmış olduğu yerden keneyi çıkarın. Eğer yanınızda cımbız veya benzeri bir araç yoksa mutlaka en yakın bir sağlık kuruluşuna gitmelisiniz.</p>
<p><strong>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı Belirtileri;</strong></p>
<ul>
<li>Burun kanamaları</li>
<li>İdrarda ve dişkida kan görülmesi</li>
<li>Baş ağrısı</li>
<li>Kol ve bacaklarda morlukların oluşması</li>
<li>Yüz ve göğüste kırmızı lekeler oluşması</li>
<li>Karciğer ve akciğer yetmezliği</li>
<li>Gözlerde kızarıklık</li>
<li>Halsizlik</li>
<li>Yüksek Ateş</li>
</ul>
<p><code><br />
<?php sayfa_sayac(1, 1, 1, 1, 1, 'd.m.Y - H:i', '0', '0',' | ', '</ul>
<p>&#8216;, &#8216;</ul>
<p>&#8216;) ; ?><br />
</code></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sagliksitesi.org/kene-issirdiginda-neler-yapilmali-kirim-kongo-kanamali-atesi-hastaligi-belirtileri-teshisi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Apandist Nedir ve Neden Oluşur? Apandist Belirtileri ve Tedavisi</title>
		<link>http://sagliksitesi.org/apandist-nedir-ve-neden-olusur-apandist-belirtileri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://sagliksitesi.org/apandist-nedir-ve-neden-olusur-apandist-belirtileri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 12:29:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Apandist Nedir ve Neden Oluşur? Apandist Belirtileri ve Tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[apandist agrıları]]></category>

		<category><![CDATA[apandist ameliyatı]]></category>

		<category><![CDATA[apandist belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[apandist neden patla]]></category>

		<category><![CDATA[apandist nedir neden olusur]]></category>

		<category><![CDATA[apandist patlaması]]></category>

		<category><![CDATA[apndist]]></category>

		<category><![CDATA[apndist tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sagliksitesi.org/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Apandist kör bağısağın bir uzantısıdır. Apandiste bağısak bademciği de denmektedir. Apandist şekil olarak bir solucana benzer ve hareket edebilme özelliğine sahip olan apandistin içinden besin geçememektedir. Apendistin uzunluğu genelde dokuz ile on santim arasındadır ve dahada uzun olabilmektedir. Apandisttin yerleştiği yer genelde karın bölgesinin sağ alt tarafındadır ama bazı insanlarda apandist farklı yerlere yerleşebilmektedir. Buda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Apandist kör bağısağın bir uzantısıdır. Apandiste bağısak bademciği de denmektedir. Apandist şekil olarak bir solucana benzer ve hareket edebilme özelliğine sahip olan apandistin içinden besin geçememektedir. Apendistin uzunluğu genelde dokuz ile on santim arasındadır ve dahada uzun olabilmektedir. Apandisttin yerleştiği yer genelde karın bölgesinin sağ alt tarafındadır ama bazı insanlarda apandist farklı yerlere yerleşebilmektedir. Buda apandisttin teşhis edilmesini zorlaştırmaktadır. Apandisttin vucuttaki görevi hala bilinmemektedir.<span id="more-127"></span></p>
<p><strong>Apandist Neden Oluşur?</strong></p>
<p>Kör bağırsağın bir uzantısı olan apandistin içi çok dardır. Bağırsakta yaşıyan organizmalar apandistde de yaşamaktadırlar. İç boşluğu dar olan apandisttin tıkanması sonucu bura da yaşıyan mikro organizmalar aşşırı şekilde üreyerek mikrop ve hastalık oluşturacak düzeye gelirler. Apandist de çoğalan bu mikroplar apandisttin şişmesine ve eğer mudahale edilmesse yırtılmasına neden olurlar. Apendist şişdikçe ağrı seviyesi de artmaktadır. Apandist bir çok sebebten tıkanabilir. Bunlar arasında bağısak solucanları, apandisttin uzun olması, yoğun mukuslar ve çeşitli çekirdekli yiyeceklerin çekirdeğinin takılması en sık rastlanan apandistin tıkanmasına neden olan unsurlardır.</p>
<p><strong>Apandist Patlamasının Sağlık Açısından Tehlikeleri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></p>
<p>Apandistin tıkanması sonucu burada hızla üryen mikroplar apandistin şişmesine ve mudahele edilmesse yırtılmasına sebeb olur. Apandist toplumda yagın ve tehlikeli bir hastalıktır. Apandist ağrıları başladıktan oniki ile yirmidört saat içinde ameliyet edilmezse apandist patlar ve buradaki mikroplar karın boşluğuna yayılır. Bu durum organların çok ciddi enfeksiyonlar kapmasına neden olur ve hatta hastanın zehirlenerek ölmesine neden olabilmektedir.</p>
<p><strong>Apandist&#8217;in Belirtileri</strong></p>
<ul>
<li>ilk olarak karın üst bölgesinde ağrı ile başlar</li>
<li>Karın üst bölgesindeki ağrı hafifler ve karın sağ alt bölgesinde ağrı başlar</li>
<li>Karında hissedilen ağrının yavaş yavaş şiddetlenmesi</li>
<li>Karında hissedilen ağrının süreklilik kazanması</li>
<li>Ateş</li>
<li>Kalp atışlarında hızlanma</li>
<li>İştah kaybı</li>
<li>Mide bulantısı ve kusma</li>
</ul>
<p>Çocuklarda sık sık karın agrısı olduğu için apandistten genelde şüphelenilmez. Ama bu yanlış bir kanıdır yapılan araştımalarda apandist teşhissi konulan hastaların %65 i çucuk ve gençlerden oluşmaktadır.</p>
<p><strong>Apandist Tedavisi</strong></p>
<p>Apendist tedavisi çok klolay olan hastalıklardan biridir. Apandist antibiyotik ile tedavisi zor olan bir hastalıktır. Çünkü apandist antibiyotiklerin zor ulaşabileceği bir yerdedir. Apandist tedavisi için en kolay yöntem ameliyattır. Apandist ameliyatı yaklaşık yarm saat süeren bir ameliyattır. Apandist ameliyatı çok kolay bir ameliyat olduğu için ve ameliyattan sonra hastayı gözlemliyebilmek için hastanede bir gün gibi kısa bir süre hastanede yatma süresi vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sagliksitesi.org/apandist-nedir-ve-neden-olusur-apandist-belirtileri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Stres Nedir? Stresin Tarihi Stres Vucutta Ne Gibi Değişikliklere Neden Olur?</title>
		<link>http://sagliksitesi.org/stres-nedir-stresin-tarihi-stres-vucutta-ne-gibi-degisikliklere-neden-olur.html</link>
		<comments>http://sagliksitesi.org/stres-nedir-stresin-tarihi-stres-vucutta-ne-gibi-degisikliklere-neden-olur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 08:15:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Stres Nedir? Stresin Tarihi]]></category>

		<category><![CDATA[stres]]></category>

		<category><![CDATA[stres nedenleri]]></category>

		<category><![CDATA[stres nedir]]></category>

		<category><![CDATA[stresin tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sagliksitesi.org/?p=75</guid>
		<description><![CDATA[Stresin tarihi incelendiğinde ilk olarak fizyologların araştırmaları göze çarpar. Stres olgusunun ortaya çıkarılmasında Fransız Fizyolog Claude Bernard &#8220;milieu interieur&#8221; iç ortamın dengesinin korunması zorunluluğu tezi başlangıç olmuştur.Canon, bu iç ortam dengesinin korunması kavramın üzerinde çalışmış ve daha ileri götürmüştür ve &#8220;homoeostasis&#8221; organizmanın biyolojik bir denge durumunda olduğunu dile getirmiştir.Frank Hartman, &#8220;general tissue hormone&#8221; olgusu ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Stresin tarihi incelendiğinde ilk olarak fizyologların araştırmaları göze çarpar. Stres olgusunun ortaya çıkarılmasında Fransız Fizyolog Claude Bernard &#8220;milieu interieur&#8221; iç ortamın dengesinin korunması zorunluluğu tezi başlangıç olmuştur.Canon, bu iç ortam dengesinin korunması kavramın üzerinde çalışmış ve daha ileri götürmüştür ve &#8220;homoeostasis&#8221; organizmanın biyolojik bir denge durumunda olduğunu dile getirmiştir.Frank Hartman,<span id="more-75"></span> &#8220;general tissue hormone&#8221; olgusu ile &#8220;cortical hormone&#8221; ların bütün dokuların ve hücrelerinin işlevinde gerekli bir madde olduğu tezini dile getirmiştir.</p>
<p>Bir çok araştırıcı, organizmanın insan vücudunun değişik bioşimik etkenlerinin tesiri altında kalmasıyla fonksiyonel veya yapısal faklılıklar oluşturduğuna işaret etmişlerdir. Organizmada faklılık oluşturabilecek güçte olan bu maddelerin alkol, ilaçlar, enfeksiyonlar, sinir sistemimi etkileyen ses, ışık, ısı gibi nedenler,yaralanmalar, yanıklar olduğu anlaşılmıştır. Eskiye dayanan bir çok araştırma ve gözlemde ağrı duyumunun, açlığın ve ateş yükselmesinin insanda tedavi edici etkilerinin olduğu ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca Wagner-Jauregg adlı bir Avusturyalı doktor, frengiden ortaya çıkan  bir akıl hastalığını ateş tedavisi ile iyileştirme başarısını göstermiştir.</p>
<p>Japon Patologu M. Masugi &#8220;nephrotoxic sera&#8221; adlı bir böbrek ekstresi yardımı ile hayvanlar üzerinde böbrek hastalığı oluşturmayı başarmıştır.Amerikan Harry Goldblattim böbrek atardamarının bir kısmının  bağlanmasının hayvanda hipertansiyona neden olduğunu ispat etmesi  ile gelişen bu denemeler zincirinin neticeleri, canlılarda iç ve dış etkilerle yapısal ve görevsel değişiklikler yapılabileceğini ispatlamış oldu.</p>
<p>Bunun ortaya çıkarılması ile insanlarda oluşan birçok değişiklik ve hastalıkların nedeninin çevreden ve kendi iç yapısından gelen etkilerle olabileceği öğrenildi. Ve bu çalışmalar &#8220;<strong>stres kavramın</strong>ı&#8221; ortaya çıkardı.Araştırmalardan kısa bir zaman sonra  ACTH adlı maddenin canlıya dışardan enjekte edilmesiyle veya stres sırasında kendiliğinden yükselmesi ile hastalık durumunun oluştuğu tespit edildi. Oluşan hastalıkların hipertansiyon, damar sertliği, şeker hastalığı, gut hastalığı, miyokardid diye adlandırılan  kalp kası hastalığı ve romatizmanın çeşitli şekillerini oluşturduğu gözlemlendi.</p>
<p>Bütün bu tespitler sonunda organizmanın bir dış veya iç değişken karşısında anormal bir uyum mekanizması türettiği belirledi. Bu çalışmanın teoriye  dönüştürülmesi  sonucunda da &#8220;Genel Adaptasyon Sendromu&#8221; ve &#8220;Adaptasyon Hastalıkları&#8221; gibi iki ana görüş ortaya çıktı. Bu veriler ışığında stresin:</p>
<p><strong>1—</strong> Herhangi bir sistematik stresin &#8220;sistematik stresten kasıt organizmada aniden fazla doku ve sistemleri etkileyen uyarıcı sebeplerdir.&#8221; Genel Adaptasyon Sendromu olarak isimlendirilen geniş doku ve organ sistemlerini tetikleyerek her canlıda benzer belirtilere sebep olduğu,</p>
<p><strong>2— </strong>Bu genel etkilenmenin canlı organizmada bir dirence neden olduğu ve canlının bu sistematik uyarıcıya ve onun etkilerine karşı yeni bir uyum sağladığı,</p>
<p><strong>3— </strong>Adaptasyon olarak adlandırılan bu yeni uyumun da hastalığa neden olabileceği görüşleri ağırlık kazandı.</p>
<p><strong>Sistematik Stresin Genel Patolojisi</strong></p>
<p>Bir canlının birçok dokusuna etki eden bir stres karşısında ortaya çıkaracağı dirençler aşağıda sıralanmıştır:</p>
<p><strong>a—</strong> Çeşitli stresler &#8220;soğuk, yorgunluk, enfeksiyonlar ve zehirlenmeler&#8221; geniş bir organ kitlesini etkisi altına alır. Bunlar: Timolenfatik sistem, mide, bağırsak sistemi ve böbrek üstü dokularıdır.</p>
<p><strong>b— </strong>Stres nedeniyle böbrek üstü bezinde organizmanın direncini yükseltecek bir seri farklılaşma oluşur. Bu durumda stres, zararlı değil faydalı bir etken olarak değerlendirilir.</p>
<p><strong>c—</strong> Organizmanın soğuğa veya protein zehirlenmesine maruz kalması durumunda kalp damarlarında değişme olduğu tansiyon yükselmesinin başladığı ve böbreklerde dokusal farklılıklar olabileceği ortaya çıktı.</p>
<p><strong>d—</strong>Genel adaptasyon sendromu, kişinin yeni bir etkileyen karşısında çok kısa bir zamanda bir uyum sağlamasına yönelik olmasının yanında, bundan sonra oluşabilecek  yeni etkileyenler karşısında hazırlıklı ve bilgili olmasınada neden oluyordu. Böylece canlının vücut hücrelerinin ve dokularının da sürekli bir &#8220;öğrenme&#8221; içinde olduğu gözlemleniyordu.</p>
<p><strong>e—</strong> Organizmada meydana gelen her yeni adaptasyon durumu,  bir hastalık olarak da ortaya çıkabiliyordu. Yeni bir uyum halinde organ sistematikleri, şu üç durumdan birisine uyar bir halde görevini devam ettirmekteydi:</p>
<p><strong>1—</strong> Hiperfonksiyon - organın normalden fazla çalışması hali,</p>
<p><strong>2—</strong> Hipofonksiyon - organın normal çalışamaması hali,</p>
<p><strong>3—</strong> Disfonksiyon - organın hastalıklı çalışması hali.</p>
<p>Yukarıdaki açıklamalarda görülebileceği  gibi insan organizması, bir stres altında yeni bir uyum durumuna bürünmekte, bütün organ ve dokular bu yeni adaptasyon durumunda görevlerinde ve bazen de yapılarında değişiklikler yaparak bu etkiye karşı organizmayı korumayı amaçlamaktadırlar.</p>
<p>Bu uyaranla alarm haline geçen bütün organlarda sistematik diye adlandırdığımız  toplu bir cevap ortaya çıkmakta ve buna &#8220;<strong>genel uyum reaksiyonu</strong>&#8221; denmektedir.</p>
<p>Genel uyum reaksiyonunun faydalı etkileri olduğu gibi çeşitli organlarda oluşturduğu görev hızlanmaları, görev yavaşlamaları ve görev farklılaşmaları sebebiyle hastalık durumları da ortaya çıkmaktadır.Organizmanın bazı bölümlerinde bu görev farklılaşmaları çok fazla oluşmakta ve o bölümün uzun bir süre eski çalışma şekline dönmesini engellemektedir. Böylece bir organın, bedenin diğer organlarından daha fazla farklılaşmasına &#8220;hedef organ&#8221; denilmektedir.</p>
<p>Stresle ilk defa karşı karşıya kalan organizma, artık bu stres faktörünü tanımakta ve bir çok kez daha nüksetmesi  halinde önceden hazırlıklı olmakta ve kendisinde bu strese  karşı koruyucu maddeler geliştirmektedir. (<strong>Kronik Stres</strong>)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sagliksitesi.org/stres-nedir-stresin-tarihi-stres-vucutta-ne-gibi-degisikliklere-neden-olur.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Doğru ve Dengeli Beslenme</title>
		<link>http://sagliksitesi.org/hamilelikte-dogru-ve-dengeli-beslenme.html</link>
		<comments>http://sagliksitesi.org/hamilelikte-dogru-ve-dengeli-beslenme.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2009 21:30:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hamilelikte Anne ve Bebek Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[gebelik]]></category>

		<category><![CDATA[gebelikte dikkat edilmesi gerekenler]]></category>

		<category><![CDATA[gebelikte dogru beslenmenin onemi]]></category>

		<category><![CDATA[hamilalikte bebegin gelisimi]]></category>

		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<category><![CDATA[kalsiyum acısından dogru beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sagliksitesi.org/?p=71</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik ebeveyn olmak,kocasına ve anneye benzeyen bir canlıyı karın içinde beslemek,vucutda bulundurmak çok büyük bir sorumluluktur. Karnında bebek olduğunu hissetmek,bu duyguyu yaşamak,karındaki bebeğin ağırlaştığını hissetmek,değişen dış görünümler ayrı bir güzellik doğurur.
Anne karnındaki bebeğin gelişmesi,sağlıklı bir yapıya sahip olması,ruhsal,fiziksel,zihinsel yönden olumlu gelişmesi annenin beslenmesi ile doğru orantıdadır.
Annenin gebelik öncesi fiziksel gelişimini bitirmiş olması,besin depolarının yeterli düzeyde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik ebeveyn olmak,kocasına ve anneye benzeyen bir canlıyı karın içinde beslemek,vucutda bulundurmak çok büyük bir sorumluluktur. Karnında bebek olduğunu hissetmek,bu duyguyu yaşamak,karındaki bebeğin ağırlaştığını hissetmek,değişen dış görünümler ayrı bir güzellik doğurur.<span id="more-71"></span></p>
<p>Anne karnındaki bebeğin gelişmesi,sağlıklı bir yapıya sahip olması,ruhsal,fiziksel,zihinsel yönden olumlu gelişmesi annenin beslenmesi ile doğru orantıdadır.</p>
<p>Annenin gebelik öncesi fiziksel gelişimini bitirmiş olması,besin depolarının yeterli düzeyde olması,doğum yaşı ; hem bebeğin hemde annenin sağlığını her yönden koruyacak en önemli etkenlerden bazılarıdır.</p>
<p>Hamilelik boyunca karındaki bebek iyi beslensin, sağlıklı olsun diye fazla besin tüketimi,dengesiz bir şekilde tüketim,yarardan çok zarar  getirir unutmamalıyız.</p>
<p>Gebelik sonrasında eski görünüme kavuşmak,rahata ermek için az yemek hiç doğru değildir.</p>
<p>İnsan yaşamında beslenmenin çok önemli ve çok özel olduğu konulardan biri olan hamileliktir. Hamile anneye, çevreye sağlıklı bireyler oluşturma sorumluluğu kazandırır.</p>
<p>Anne doğru ve dengeli beslenmez ise doğumda ; ölü doğum riski meydana gelebilir bu meydana gelenlerden yana ;  erken doğum,düşük ağırlıklı doğumlar,bedensel ve zihinsel özürlü bireyler, gibi tehlikelerle karşılaşmak mümkündür.</p>
<p>Gebe olan annede ise ; Kansızlık,tansiyon sornları,vucutta su tutulması,yorgunluk,diş kayıpları gibi sorunlar meydana gelebilir. Bu yuzden doğru ve dengeli beslenmeye dikkat edelim.<br />
Gebelikde sindirim sorunları,olayları<br />
Gebelik ilk üç aylar içinde uyum problemleri  nedeni ile bulantı ve kusma sorunları meydana gelebilir.</p>
<p>Çok yağlı içeren yiyecekler,fazla sulu yemekler,ağır kokulu baharat türleri,lahana gibi yiyecek ve içecekler kusma ve bulantı sorunlarını tetikler.Pişerken ortama yaydığı kokusu zaten gebe olan anneyi uyaran yiyecekler başka ortamlarda pişirilmelidir.Yada bunların Başka yiyecekler ile beslenilmelidir.Örnek verecek olursak ; et yerine balık,tavuk eti yerine hindi eti tüketilebilir.</p>
<p>Kış sebzeleri olan havuç,patates,ıspanak tüketilebilir. Limon , yoğurt  yemeklerde tüketimi kolaylaştırır.Limon hem C vitamini olarak hemde rahatlatıcı bir besin olarak tüketilebilir.</p>
<p>Genellikle sabah yatakdan kalkınca başlayan bulantı ve kusma problemlerini önlemek için hafif gıdalar olan dilim peynir bir iki grisini rahatlatır.</p>
<p>Sıvı yiyecekleri az tüketmeye ve yemek sonrası bir süre dinlenmek iyi gelebilir. Az ve sık beslenmekde gebelik açısından olumludur.<br />
Kabızlık gebeliğin ileriki zamanlarında ileri gelen bir sorundur. Kabuğu ile yenilen meyveleri tüketerek bu sorunun önüne geçilebilir. Örnek olarak her öğünde sebze ve salataya verilebilir.Günlük sporları ,yürüyüşleri ve su tüketimini ihmal etmek doğru değildir.</p>
<p>Gebelik esnasında doğru ve yeterli beslenmek<br />
Annenin günlük yaşamını sürdürecek yeterli  enerji ve  besinleri tüketirken fazladan kazanacağı protein eneji vitamin ve mineraller hem kendisi hemde dünya’ya gelecek bebeğin sağlıklı ve normal olmasına garantidir.</p>
<p>Normal annelik süresince gebe olan annenin kendi gereksinimine ek olarak tükettiği besinleri bebeğe aktarılması gebe annenin yaklaşık olarak 10-12 kg alması demektir. Bu dengeyi korumak için gunluk olarak 20 gr. Protein , 15-20mg demir, 500mg kalsiyum ve ortalama 300 kalorilik enerji artışına gerek duyulur.<br />
Gebelik süresince doğru beslenmek şart , bu durum nedeniyle her besinden doğru olarak tüketilmesi gereklidir. Tüketilen yiyecekler vucudumuzda çeşitli görevler yaparlar. Aynı görevleri üstlenen yiyecek besin grubları oluşturulmuştur. Grup seçeneklerinden birini tüketemiyorsanız,bir diğerini tüketerek o besin ihtiyacını karşılayabilirsiniz.<br />
<strong><br />
ET ,YUMURTA,KURU BAKLAGİL, GRUBU :</strong> beyin , kas , kemik ve dişlerin gelişimi için gerekli olan bir besin grubudur. Vucudumuzun protesin ve demir gereksinimini karşılarlar.</p>
<p><strong>SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ GRUBU:</strong> kemik , diş gelişimi ve büyüme ile görevlidirler.  Bu besinler protein ve kalsiyum kaynağıdırlar.</p>
<p><strong>SEBZE VE MEYVE GRUBU :</strong> Büyüme ve gelişme için vitamin ve mineral üretirler.</p>
<p><strong>TAHIL GRUBU:</strong> Enerji ve B grubu vitaminleri içerdiklerinden vucudumuz için gelişmeye yardımcı olurlar.</p>
<p><strong>YAĞLAR VE ŞEKELER GRUBU:</strong> Sadece enerji içerirler vucudumuz için enerji kaynağıdırlar. Gerekli enerji kaynağını bu grubdan sağlayabiliriz. Tüketmekte zorunlu olduğumuz besin grublarını gebelik esnasında aynı orantıda tüketelimki,sağlıklı bir yaşam için beslenme alışkanlığı  edinelim</p>
<p>Gebelikde dikkat edilmesi gereken noktalar.<br />
Yaş, boy ve hareket durumunuza göre uygun olan ağırlıkda gebeliğe adım atmakdır. Çok kilolu olan bir gebeyi bu zaman içerisinde zayıflatmak çocuğun sağlığı için hiç doğru değildir.Kiloyu korumaya çalışmak,ilk üç ay sonrasında enerji tüketimi yapmamak , dördündü aydan sonrada enerji tüketiminin kısıtlamasına gidilmemelidir.<br />
Daha yüksek enerji grubundan besin tüketmesine engel olarak,gebelik için gerekli besin tüketimini yaparak,gerekli enerjiyi karşılamak gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sagliksitesi.org/hamilelikte-dogru-ve-dengeli-beslenme.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hafızayı Güçlendirmek İçin Yapılması Gerekenler</title>
		<link>http://sagliksitesi.org/hafizanizi-guclendirecek-yollar.html</link>
		<comments>http://sagliksitesi.org/hafizanizi-guclendirecek-yollar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2009 09:12:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hafıza ve Beyin Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[beyni guclendirmek]]></category>

		<category><![CDATA[hafıza]]></category>

		<category><![CDATA[hafızayı güçlendirmek]]></category>

		<category><![CDATA[zinde bir beyin için yapılması gerekenler]]></category>

		<category><![CDATA[zinde kalmanın yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sagliksitesi.org/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlığın en önemli sorunlarından biriside unutkanlıktır.  Özellikle insanlar 50 yaşını geçince bu sorun ortaya baş salar. ilk olarak küçük unutmalar meydana gelir ve bir müddet sonra gerçekden bir unutma sorunu ile karşıkarşıya kalınır.
Yaşlı insanlarımızın çoğu kendilerinde bellek kaybı olduğunu sanarlar. Bunlar küçük tatlı olaylardır. Hayata anlam katan önemli olaylardandır.
İnsanların belleklerini güçlü tutmalarının bazı yolları vardır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlığın en önemli sorunlarından biriside unutkanlıktır.  Özellikle insanlar 50 yaşını geçince bu sorun ortaya baş salar. ilk olarak küçük unutmalar meydana gelir ve bir müddet sonra gerçekden bir unutma sorunu ile karşıkarşıya kalınır.</p>
<p>Yaşlı insanlarımızın çoğu kendilerinde bellek kaybı olduğunu sanarlar. Bunlar küçük tatlı olaylardır. Hayata anlam katan<span id="more-67"></span> önemli olaylardandır.</p>
<p>İnsanların belleklerini güçlü tutmalarının bazı yolları vardır. Uyulması gereken bir çokda kural olduğunu unutmamak gerekir.</p>
<p>Dr. Aoron P. Nelson zinde bir beynin püf noktalarını şu şekilde açıklıyor.</p>
<p>-    Hipertansiyon  ve kolestrol yüksekliğini durdurunuz ve bu konuda önlem alınız.</p>
<p>-    Alkol kullanımını azaltın,veya hiç içmemeniz daha doğrudur.Fazla alkol kullanımı beyindeki hüçrelere (dokulara) zarar vermektedir.</p>
<p>-    İyi rahat bir uyku uyukun rahat bir uyku süresi 8 saatden oluşur. Rahat uyku belleğin geliştirilmesini,pekiştirilmesini sağlar. Rahat uykular bellegin desteğidir,belleğe destek çıkar.</p>
<p>-    Stresinizi iyi bir şekilde yöneltin. Aşırı stres beyin sağlığını olumsuz etkilemekde ve dikkati azaltmaktadır.</p>
<p>-    Yeni bir şeyler öğrenmeye çalışın, bu tip olaylar beyninize eğzersiz olarak algılanır. Her daim yeni şeylere yönelin.</p>
<p>-    Tembellik iyi değildir, zihinsel aktivitelerinizi güçlendirmeye çalışın<br />
-    Spora önem verin eğzersizler yapın haftanın 4 gunu en az koşabilirsiniz. Eğzersizlerden kaçınmayın</p>
<p>-    Kullandığınız ilaçlarınızı gözden geçirmekde fayda var,özellikle beyne etkisi olan ilaçları doktor ,hekim onayı olmadan kesinlikle başkalarının sözüyle kullanmayın.<br />
-<br />
-    Reçetesiz satılan ilaçlardan almayın,kullanmayın, bu ilaçlar beyin sağlığına negatif bir etki oluşturmaktadır.</p>
<p>-    Her türlü vitaminlerden yararlanmaya çalışın özellikle E ve C vitaminlerinden yararlanın. Yeteri kadar B vitamini özellikle B12 vitamini aldığınızdan emin olun.Dengesiz beslenmeninde ileride yaşlılık problemlerine davetiye çıkaracağınıda kesinlikle unutmayın.</p>
<p>-    Sosyal aktivide çalışmalarına dahada önem vermeniz sizin için daha iyi olacaktır.sosyal ilişikileri sosyal bağları iyi olan yaşlılarda bellek kaybı olmuyor denebilir.sosyal bağlar bir tarafdanda beyin eğzersizi yaparak beyni geliştiriyor.geçmişde veya o anda yaşanılmış ruhsal olayların ve streslerın azaltılmasında yardımcı oluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sagliksitesi.org/hafizanizi-guclendirecek-yollar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Uyku Apnesi Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Teşhis Edilir? Yol Açtığı Hastalıklar Nelerdir?</title>
		<link>http://sagliksitesi.org/uyku-apnesi-nedir-belirtileri-nelerdir-nasil-teshis-edilir-yol-actigi-hastaliklar-nelerdir.html</link>
		<comments>http://sagliksitesi.org/uyku-apnesi-nedir-belirtileri-nelerdir-nasil-teshis-edilir-yol-actigi-hastaliklar-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 06:12:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[uyku saglıgı]]></category>

		<category><![CDATA[kaliteli uyku]]></category>

		<category><![CDATA[saglıklı uyku]]></category>

		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<category><![CDATA[uyku apnesi]]></category>

		<category><![CDATA[uyku apnesi belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[uyku apnesi nasıl teshis edilir]]></category>

		<category><![CDATA[uyku apnesi tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[uyku apnesinin neden oldugu hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[uyku bozuklukları]]></category>

		<category><![CDATA[uyku bozuklukları tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sagliksitesi.org/?p=63</guid>
		<description><![CDATA[Uyku Apnesi Nedir?
Uyku apnesi, kişinin  uyku sırasında nefes alış verişinin aralıklı şekilde duraklamalar yaşaması sonucu oluşan uyku düzeninin  bozulmasına sebeb olan bir hastalıktır. Uyku sırasında nefes alış verişin çeşitli aralıklarla durması kandaki oksijen miktarını azaltır ve uyku kalitesi düşer. Bu sonuçlarda kişide ciddi rahatsızlıklara yol açar. Uyku apnesinin merkezi sinir sistemindeki problem nediniyle oluşmasına merkezi uyku apnesi, solunum yollarındaki fizyolojik nedenlerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uyku Apnesi Nedir?</strong></p>
<p>Uyku apnesi, kişinin  uyku sırasında nefes alış verişinin aralıklı şekilde duraklamalar yaşaması sonucu oluşan uyku düzeninin  bozulmasına sebeb olan bir hastalıktır. Uyku sırasında nefes alış verişin çeşitli aralıklarla durması kandaki oksijen miktarını azaltır ve uyku kalitesi düşer. Bu sonuçlarda kişide ciddi rahatsızlıklara yol açar. Uyku apnesinin merkezi sinir sistemindeki problem nediniyle oluşmasına <strong>merkezi uyku apnesi</strong>,<span id="more-63"></span> solunum yollarındaki fizyolojik nedenlerle tıkanmasına <strong>tıkayıcı uyku apnesi</strong>, uyku apnesinin merkezi uyku apnesi ve tıkayıcı uyku apnesinin birlikte oluşumu ise <strong>bileşik uyku apnesi</strong> olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p><strong>Uyku Apnesi Kimlerde Görülür Ne Kadar Ciddidir ?</strong></p>
<p>Uyku apnesi sendromunun toplumdaki yaygınlığı yüksektir. Uyku apnesi sendromu sıklıkla erkeklerde, horlayan insanlarda, aşşırı kilolularda ,yaşlılarda, menepoza girmiş bayanlarada ve erişkinlerde ğörülebildiği gibi zayıf insanlarda ,gençlerde ve çocuklarda da görülebilmektedir.</p>
<p>Uyku apnesi sendromu tedavi edilmediği takdirde çok ciddi sorunlara yol açabilmektedir hatta ölümle bile sonuçlanabilir. Toplum içinde bu hastalığın bu kadar ciddi sorunlara yol açabildiği bilnmemektedir. Bu hastalığa yakalanmış insanlar uyku halinde oldukları için genellikle farkedemezler bu hastalığı aile yakınları farketmektedirler. Ciddi sorunlara yol açtığı bilinmediği içinde hastalar genellikle doktora gitmezler.</p>
<p><strong>Uyku Apnesinin Belirtilelri</strong></p>
<ul>
<li>Uykuda düzensiz solunum</li>
<li>Yüksek sesli Horlama</li>
<li>Uykuda nefesin durması ile iç çekiş</li>
<li>Yorgun uyanma</li>
<li>Gündüz Aşşırı Uyku Hali</li>
<li>Baş ağrısı</li>
<li>Ağız kuruluğu</li>
</ul>
<p>Uyku apnesi belirtileri ve şikayetleri diğer uyku bozukluğu rahatsızlıkları ile aynı belirtileri göstermektedir. Uyku apnesinin teşhis edilebilmesi için uyku laboratuvarlarında uyku sırasında hastanın bir çok beyin ve yaşam faliyetlerinin kaydedildiği <strong>poligrafik tektik</strong> adı verilen çalışma ile <strong>teşhis</strong> edilir. Poligrafik tektikte beyin bölgelerinin faliyeti, solunum hareketleri,oksijen miktarı kalpritmi ve EKG kayıtları tutularak hastada uyku apnesi olup olmadığı belirlenir ve eğer bu hastalık varsa uzman doktorlar  tarafından hemen tedaviye geçılir.</p>
<p><strong>Uyku Apnesinin Yol Açtığı Hastalıklar</strong></p>
<ul>
<li>Yüksek tansiyon</li>
<li>Kalp Ritmi bozuklukları</li>
<li>Kalp büyümesi</li>
<li>Konsantrasyon güçlüğü</li>
<li>Aşşırı ve hızlı kilo alma</li>
<li>Uykusuzluk</li>
<li>Huzursuzluk</li>
<li>Davranış bozuklukları</li>
<li>Mide rahatsızlıklar</li>
<li>Stres ve sinirlilik hali</li>
<li>Cinsel isteksizlik ve yetersizlik</li>
<li>Diyabet</li>
<li>Felç</li>
<li>Kalp kirizi</li>
<li>Pulmoner hipertansiyon</li>
<li>Baş Ağrısı ve ağız kuruluğu</li>
<li>Depresyon</li>
<li>Yorgunluk</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sagliksitesi.org/uyku-apnesi-nedir-belirtileri-nelerdir-nasil-teshis-edilir-yol-actigi-hastaliklar-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Beyazlatma Bleaching Nedir Nasıl Yapılır?</title>
		<link>http://sagliksitesi.org/dis-beyazlatma-bleaching-nedir-nasil-yapilir.html</link>
		<comments>http://sagliksitesi.org/dis-beyazlatma-bleaching-nedir-nasil-yapilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 08:45:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[bleaching]]></category>

		<category><![CDATA[bleaching nasıl yapılır]]></category>

		<category><![CDATA[bleaching nedir]]></category>

		<category><![CDATA[bleaching yontemleri]]></category>

		<category><![CDATA[dis beyazlatma]]></category>

		<category><![CDATA[dis beyazlatma nasıl yapılır]]></category>

		<category><![CDATA[dis beyazlatma nedir]]></category>

		<category><![CDATA[dis beyazlatma yontemleri]]></category>

		<category><![CDATA[dis nasıl bayazlatılır]]></category>

		<category><![CDATA[disler neden sararır]]></category>

		<category><![CDATA[dısleri sarartan besinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sagliksitesi.org/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[Ağız ve diş sağlığı insan sağlığı açasından çok önemlidir. Ağız içinde dişlerde oluşan çürükler iltahaplar iç yanaktaki yaralar  bakterilerin oluşması ve üremesi için gerekli sıcak ve nemli ortamı sağlarlar. Ağızda oluşan bu bakteriler sindirim sistemi yoluyla kana karışır ve vucutta ulaşabildikleri her dokuya yerleşerek hastalıkların oluşmasına neden olurlar. Diş ve ağız sağlığındaki  bozukluklar her organı önemli bir oranda etkilerler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ağız ve diş sağlığı insan sağlığı açasından çok önemlidir. Ağız içinde dişlerde oluşan çürükler iltahaplar iç yanaktaki yaralar  bakterilerin oluşması ve üremesi için gerekli sıcak ve nemli ortamı sağlarlar. Ağızda oluşan bu bakteriler sindirim sistemi yoluyla kana karışır ve vucutta ulaşabildikleri her dokuya yerleşerek hastalıkların oluşmasına neden olurlar. Diş ve ağız sağlığındaki  bozukluklar her organı önemli<span id="more-58"></span> bir oranda etkilerler. Diş ve ağız sağlığındaki bozukluklar nedeni ile oluşan ve en sık rastlanan  rahatsızlıklar böbrek enfeksiyonları, sindirim sietemi bozuklukları, kalp kapacıklarında iltahaplanma, dolaşım sistemi bozuklukları ve beyin zarı iltihaplanmaları olarak sayıllabilir.</p>
<p><strong>Dişler Neden Sararır?</strong></p>
<p>Dişlerin yüzeyi gözenekli minelere sahiptir. İnsanların genellikle tükettiği çay, sigara,kırmızı şarap,kola ve kahve gibi boyayıcı etkisi olan içecekler diş yüzeyinin gözenekli minelerinden dişin içyapısına zamanla karışırlar ve dişte renklenmeler meydana  getirirler. Çay, sigara,kırmızı şarap,kola ve kahve gibi içeçeklerin tüketim miktarına göre bu renklenmeler artmaktadır. Dişin renkenmesine bu içeceklerin sebeb olması gibi bazı antibiyotiklerin uzun süreli kullanımıda bu renklenmelere neden olabilir.</p>
<p><strong>Diş Beyazlatma Nedir Nasıl Yapılır?</strong></p>
<p>Daha önce bahsettiğimiz gibi çay, sigara,kırmızı şarap,kola ve kahve gibi içeçekler diş yüzeyinin gözenekli minelerinden dişin içyapısına zamanla karışırlar ve dişte renklenmeler meydana getirirler. Bu renklenmeler fırçalama ile giderilemeyen reknlenmelerdir. Diş beyazlatma diş minesinin içine girmiş ve dişin renklenmesine sebeb olan bu etkenlerin diş beyazlatma jelleri ile çözülmesi işlemidir. Çeşitli renklenmelerin çeşitli tedavileri vardır. Bu yüzden piyasada satılan ve etkileri bilinmeyen diş beyazlatıcı macunları kullanmak yerine bir diş kliniğine gitmenizi önemle hatırlatırız. İki tip diş beyazlatma tekniği vardır.Bunlar;</p>
<p><strong>Office Bleaching:</strong>Diş beyazlatma işleminin klinikte doktor tarafından  çeşitli alet ve jelleri kullanarak yapılmasıdır.</p>
<p><strong>Home Bleaching</strong>:Diş beyazlatma işleminin evede kolayca yapabileceğiniz çeşitli diş aparatları ve jelle yapılmasıdır.</p>
<p>Diş beyazlatma işleminde dişte kişiye bağlı olarak dişlerde hassasiyet artışları gözlenebilmektedir. Tedavi sırasında hassasiyet giderici jellerle bu önlenebilmektedir. Bu hassasiyet geçicidir.Tedavi sonrasıda tamamen ortadan kalmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sagliksitesi.org/dis-beyazlatma-bleaching-nedir-nasil-yapilir.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyona En Çok Kırklı Yaşlarda Giriliyor</title>
		<link>http://sagliksitesi.org/depresyona-en-cok-kirkli-yaslarda-giriliyor.html</link>
		<comments>http://sagliksitesi.org/depresyona-en-cok-kirkli-yaslarda-giriliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 08:19:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Depresyon ve Psikolojik Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[depresyon]]></category>

		<category><![CDATA[depresyon neden olusur]]></category>

		<category><![CDATA[depresyona girme süreci]]></category>

		<category><![CDATA[depresyonun gorulmu sıklıgı]]></category>

		<category><![CDATA[depreyona girme yasları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sagliksitesi.org/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanların yaptığı araştırmaya göre hayat 40&#8242;ında başlar tezini çürütüyor. Bu yaşlarda insan psikolojik olarak yaşlanmanın verdiği etkiyle depresyona rahatlıkla girebiliyor. Ergenlik çağında ve 60 yaş üzerinde ise depresyona girme riski oldukça düşüyor.
Uzmanlar bir çok ülkede milyonlarca insanı kapsayan bir inceleme yaptı ve bunalıma insanların en çok kırkdört yaşlarında girdiği ortaya çıktı. Geniş kapsamlı yapılan bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanların yaptığı araştırmaya göre hayat 40&#8242;ında başlar tezini çürütüyor. Bu yaşlarda insan psikolojik olarak yaşlanmanın verdiği etkiyle depresyona rahatlıkla girebiliyor. Ergenlik çağında ve 60 yaş üzerinde ise depresyona girme riski oldukça düşüyor.<span id="more-55"></span></p>
<p>Uzmanlar bir çok ülkede milyonlarca insanı kapsayan bir inceleme yaptı ve bunalıma insanların en çok kırkdört yaşlarında girdiği ortaya çıktı. Geniş kapsamlı yapılan bu araştırma tüm dünyadaki insanların kırklı yaşlarda depresyona girme olasılığının yüksek olduğunu gösterdi.</p>
<p>Kişinin kadın yada erkek olması, evli olması yada fakir olması çocuklarının olup olmaması arasında fark yok her insan depresyona girebilir orta yaşlarda. Ama neden insanların 40&#8242;lı yaşlarda bu kadar depresyona açık olduğunun sebebi bulunamadı.</p>
<p>Uzmanlar bunun sebebinin hayata geçirilemeyen hayaller, yaşadığı hayal kırıklıklarının olduğunu belirttiler. Yaşlılıkta zaten hayaller hayata geçirilmediyse insan onu kabullenebiliyor ama orta yaşlarda artık yolun sonuna gidiyoruz diyerekten insan bunalıma girebiliyor.</p>
<p>Yaşıtlarının öldüğünü gören orta yaşlı insanlar kendilerini sorgulamaya onlarla karşılaştırmaya başlıyorlar. Geriya kalan yıllarda neler yapacağını geçmişte boşa geçmiş hızla geçen zamanın gelecektedede böyle olacağından korkuyorlar.</p>
<p>Uzmanlar deprosyana girme sürecinin bir anlık olmadığını uzun yıllar insanın içinde biriktirdiği kaygıların, üzüntülerin bir anda su üstüne çıktığını söylüyorlar.</p>
<p>İnsanlar depresyona girdikten 5,10 sene sonra bunalımdan kurtulduklarını 70 yaşından sonra ise 18 yaşında bi genç kadar mutlu olduklarını belirtiliyor.</p>
<p>Eğer ki 40&#8242;lı yaşlardaki bu dönemin normal olduğunu ve çoğu insanın başına geldiğini kabullenirsek bu zorlu dönemi daha rahat atlatabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sagliksitesi.org/depresyona-en-cok-kirkli-yaslarda-giriliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
